Covid-19 Dönemi sonrası, yeni ” normalde ” tırmanış salonları nasıl olacak?

Yeni “ normal “ denilen bir düzen oluşacağına kesin gözüyle bakılan güncel durumumuzda; insanların lokantalarda, kafelerde, pastanelerde, toplu taşımada, eğlence mekanlarında ve birçok alanda birbirine yakın mesafede durmayacağı hatta bu tarz alanlar, kalabalık ise ortama girmeyeceği düşünülüyor.

Peki biz tırmanışçılar; bu değişen durumla beraber, iş ve sosyal yaşantımız dışında, tırmanış alanında nasıl etkileneceğiz? Yeni normalde salon tırmanış dünyası nasıl olacak, neler değişebilir veya değişecek?        

Türkiye standartlarında yer alan, gerçek anlamda dip dibe tırmandığımız salonlarımız bu durumdan nasıl etkileniyor ve nasıl etkilenecek?

Covid-19 döneminin başlamasıyla beraber, kimine göre hızlı kimine göre yavaş/eksik alınan aksiyonlarla birlikte tüm sosyal alanlar kapatıldı. Bundan etkilenen tırmanış salonları da bu süreç içerisinde ne yazık ki büyük giderlerinin karşısında olmayan gelirleriyle savaşmaya başladılar.

Direnmeye çalışıyorlar!

Bu direnişle birlikte ne yazık ki kapanan tırmanış duvarları da var! Bu sürecin devam etmesiyle beraber, ekonomik krizin getirebileceği şartlardan dolayı belki kapanabilecek tırmanış salonları da var! Karamsar bir tablo ancak gerçekçi yaklaşmak çözüm bulma konusunda bizi destekleyecektir.

Bu durumda önceliğimiz; nasıl etkilenecekler kısmının ilk ve yıkıcı adımı olan, ‘’ iflas ‘’ sürecinden onları kurtarmak olmalı.

Bizler de ekonomik zorluklar içerisinde can çekişiyor olabiliriz, ancak yapabileceğimiz herhangi bir yardım var ise, Türkiye’de yer alan kaya antrenmanı yaptığımız, bouldering antrenmanlarımızı yürüttüğümüz ve sosyalleşerek birçok faaliyet oluşturduğumuz bu alanları korumalıyız.

Neler yapabiliriz?

  • Kabul etmeleri durumunda onlara küçük de olsa bağışlar yapabiliriz.
  • Kendi aralarında oluşturdukları bir fon hesapları var ise oraya destek olabiliriz.
  • Gelecekte kullanmak üzere üyelik ön satışı gerçekleştirmeleri durumunda, bunları satın alabiliriz.
  • Manevi destekçi olarak; bu gibi yardımları oluşturabilmek adına sosyal mecralarda paylaşımlar yapabiliriz.
  • Hazırlamış oldukları bir proje varsa, projeyi hayata geçirmelerine yardımcı olabilir ve onları ayakta tutabiliriz!

Umarım bu süreci, minimum hasarla atlatabilirler!

Peki bu süreci atlatan birçok işletme ve kişi gibi; oluşan hasarlarını nasıl kapatacaklar?

Bence cevap net!

Bizlerin desteğiyle ayakta duracaklar ve birlikte kurtulacağız! Ama atlattıktan sonra ne yazık ki bu süreç bitmeyecek, belki de daha zorlu bir süreç olan, yeni ‘’ normal ‘’ denilen sürece alışmak da bir hayli zor olacak. Çünkü insanlar, eskisi gibi dar alanlarda yan yana tırmanmak, yan yana oturmak istemeyebilirler!

Daha iyi bir havalandırma, daha geniş bir alan, hatta outdoor tırmanış duvarları isteyebilirler. Ancak bunu yapmak işletme sahipleri için oldukça zorlu bir sürecin ikinci vurucu adımı olacak.

  • Tatmin edilemeyen bir kitle!
  • Maddi gelirlerini sağlamak zorunda olan salonlar!
  • Yeni normaldeki düzen için peşinde koşulması gereken resmi izinler, ve bunlara eklenebilecek daha bir çok madde!

Tabi şu an bunların hepsi birer varsayım ama önümüzü görme ve tedbir açısından önemli.

Karşılıklı beklenti içerisinde olacak tırmanış salonları ve tırmanışçılar, belki de bu beklentiler karşılanamadığı için salonlara giden sayısında bir düşüş olabilecek. Belki de salona gitme sıklığımızda bir düşüş olabilecek. Bu da doğal olarak, negatif yönde salonları etkileyebilecek.

Umarım hem biz tırmanışçılar için hem de salon sahipleri için bu durum düşündüğümüz kadar kötü gitmez!

Peki bu süreci kurtarmak adına Tırmanış Salonları ne gibi adımlar atacak, ya da aksiyon almak zorunda kalacak?

Devletin koyacağı belirli kurallar olacağı kesin! Bu kurallar çerçevesinde belli ki büyük bir yatırım ya da kazançta kayıpla birlikte alınan önlemler ortaya çıkacak.

Öngördüğüm olabilecek örneklerden bazılar;

  • Havalandırma sistemlerine büyük yatırımlar!

Şu an için bu tarz alanlar için havalandırma sistemlerine dair bir karar yok ancak olabilir. Maddi anlamda büyük bir külfet olan bu sistemler, tırmanış salonlarının olmayan bütçelerini dibe vurabilir. Belki de bu şartı gerçekleştiremedikleri için aktif hale bile gelemeyebilirler.

  • Üyelerin kullanım saatlerine sınırlandırma!

Nedir bu saatlerin sınırlandırılması? Üyeliklerin aylık, 3 aylık veya yıllık satılmasından ziyade; fiyatları farklılık gösteren, seçilen günlerde ve saatlerde kullanılmak üzere, limitli şekilde satışa sunulan üyelik sistemi olabilir. Böyle bir durumda çok tercih edilen saatlerin ücretleri yüksek olabilir. Ancak salonlara tırmanışçı sayısında giriş ve kullanım sınırlandırması sosyal mesafeye uyma düzeni getireceğinden daha güvenli olacak ve böylece dönüşümlü olsa da insanlar tırmanma fırsatı yakalayabilecekler.

  • Outdoor aktivitelere yönelen salonlar olabilir!

Korona öncesinde de birçok salonun outdoor tırmanış aktivitelerini yöneldiği gözlemleniyordu ancak bu süreçle birlikte belki bir ek gelir sağlamak adına bu aktivitelerin sayılarını, istekler doğrultusunda arttırabilir. Ancak bu süreçte, aktivite sayısının veya katılımcı sayısının artması da onlar için büyük yükler getirebilir. Özellikle malzemeler, deneyimli kişilere olan ihtiyaç, risk faktörü bunların en başında gelecek yükler olacaktır…

Aklınıza gelen başka çözümler, ya da oluşabilecek durum örnekleriniz varsa; yorumlarda belirtebilirsiniz. Böylelikle bu yazıyı okuyan herkese bir fikir verebilir ve ilerisi için planlama yapan salonlara fayda sağlayabilir.

Gelelim İstanbul Tırmanış olarak; biz ne yapmak istiyoruz?

Bu süreç içerisinde; elimizden geldiğince fazla kişiye ulaşmaya çalışarak, Türkiye şartlarında gelişmeye çalışan tırmanışa ve salonlara farkındalık yaratmak istiyoruz.

Onlar için; aslında tırmanış camiasında bulunan tüm bireyler için yapabileceğimiz herhangi bir şey var ise; elimizden gelen tüm desteği sunmak istiyoruz. Ve buradan açık bir şekilde belirtiyoruz ki; Salonların bu süreçten en az zararla çıkabilmesi için elimizden gelecek her türlü yardımı yapmaya hazırız!